Polyanna Pakize Hanım Teyze

Bizim mahallenin “iyimserlik kraliçesi” kim derseniz herkes Polyanna Pakize Teyze’yi gösterir. Zatı muhterem, her koşulda mutlu olmasını bilen bir kadındır… Mutlu değilse de umutludur. Her olumsuzluktan, kötü gidişten, aykırılıktan bir iyimserlik filizi yeşertmesini bildiği için ona bu tuhaf lakabı takmış bizim mahalleli…

***

Rivayet o ki, seneler evvel karşı apartmandaki komşusunun evine hırsız girmiş. “Geçmiş olsuna” gittiğinde, “Üzülmeye lüzum yok. Hırsızlar olmasa polisler nasıl geçinecek” deyivermiş. İşte o gün bu gündür Pakize Hanım Teyze'ye “Polyanna” diyorlarmış.

***

Yetmişine merdiven dayamış, tombulca bir ablamızdır Polyanna Pakize Teyze. İlerlemiş yaşına rağmen konu komşuya, çarşı pazara gitmeye bayılır. Her gittiği yerde, canından bezmiş insanları “aslında ne kadar harika bir hayatları olduğuna” inandırmaya çalışır.

Mahalleli de onun huyunu bildiği için yaşlılığına verir, komşuluk hatırına sessizce onu dinler, pek itiraz da etmez. Zaten söylediklerinin dışında bir cümle edecek olanı doğduğuna pişman eder. Vıdı vıdı ederek kafasını ütülemekle kalmaz, çok itiraz ederseniz “Ben her sabah Kur’an okuyorum, orada bile Allah’tan ümit kesilmez diyor. Böyle yaparsan maazallah dinsiz olursunuz!” diye üste çıkar.

***

Bazıları Polyanna Pakize Hanım Teyze’nin depresyon ilaçlarını fazla kaçırdığı için böyle sevgi pıtırcığı gibi dolaştığını söylüyor. Ama umumi kanaat, havuz medyasının kanallarını aşırı seyrettiği için bu hale geldiği biçiminde…

***

Geçen gün Keriman yengelerin günü varmış. Mahalleye yeni taşınan bir abla, oğlunun işsizliğinden yakınacak olmuş. Polyanna Pakize’nin huyunu bilenler hanım ablayı el işaretleriyle  susturmaya çalışmışlar. Ama kadıncağız “Oğlum fakülteyi bitireli kaç sene oldu, hala cigara parasını babasından istiyor.” deyince bizimki sazı eline almış.

“İlkokuldan fakülteye gidinceye kadar sabah sekiz akşam beş ayrı kaldın çocukla… Fakülteyi okusun diye şehir dışına gönderdin. Nihayet kavuşmuşsun çocuğa. Hasret gidermeye bakacağına şikâyet ediyorsun!” diye paylamış zavallıcığı.

***

Bu kadarla kalsa iyi…

Pakize Teyze, dün dolmuşla eltisine giderken de tanımadığı iki yolcunun muhabbetine karışmadan duramamış. Araba vergilerinin yüzde kırk artırılacağından şikayet eden adamlara, “Sağ olsun devletimiz, trafik sorununu çözmek için uğraşıyor.” deyivermiş.

“Olur mu hiç öyle şey?” diye soran yolcuya akıl vermiş: “E, bak benim arabam yok. Vergi de vermiyorum. Onun yerine şoför bey oğluma iki lira yetmiş beş kuruş yol parası veriyorum. Alma araba, bin dolmuşa... Hem şoförler kazansın hem de trafik problemi de bitsin yavrum!”

***

Polyanna Pakize Teyze, TEOG sınavlarını kaldıranlara da öyle hayır dua etmiş ki bilemezsiniz. “Çoluk çocuk imtihana girecek diye sefil oluyordu. Ne lüzum var, herkes kendi mahallesindeki liseye yazılsın, olsun bitsin.”

***

Bağımsızlık referandumu yapan Barzani için bile, “Aman kursunlar devletçiklerini, hem ticaret yaparız. Onlar bize petrol verir, biz de onlara domates, zeytin, üzüm filan satarız.” demiş Polyanna Pakize Teyze… İtiraz eden bizim ülkücü çocuklara, “Sen hiç win – win diye bir şey duymadım mı oğlum?” diye ayar çekmiş bir de…

***

Geçen gün, gazetenin spor sayfalarında yabancı oyuncu sınırlaması kalkınca milli takımda oynayacak topçu kalmadığını okumuş. Gözlüğünün altından bakarak, “Pöh!” diyerek çemkirmiş. “Afrika’da, Brezilya’da topçu mu yok? El alemin milli takıma almadığı topçulara giydir bir ay yıldızlı forma. Koştursunlar dursunlar!”

***

Ona göre Almanya hasedinden kudurmaktadır. Üçüncü havalimanı bitince Merkel, aynı Hitler gibi intihar edecektir. İsrail milli uçak projesini, NATO milli tank projesini, Amerika milli nükleer füze projesini, Japonya ise milli uçan daire projesini engellemek için bütün imkanlarını seferber etmiştir.

***

Bizim Polyanna Pakize Teyze'nin bir huyu da ikide bir fikir değiştirmesidir. Birbiriyle tamamen zıt iki durum hakkında aynı müspet kanaati dile getirmekte hiçbir sakınca görmez. Misal, Berber Remzi'nin oğlu bekarken, "Evleneceksin de ne olacak, bekarlık sultanlıktır!" derken, çocuk nikahlanınca "düğünde keramet vardır" buyurmuştu. Hadi onu geçtim, iki sene sonra oğlan boşandığında, "O kız senin ayarın mıydı ayol, ayrıldın, iyi oldu!" diye racon kesmişti.

***

Pakize Teyze, çözüm sürecini "analar ağlamayacak" diye alkışlamıştı. O günlerde neredeyse mahallenin gönüllü "akil adamı" gibi çalışıyordu. Hatta işi abartıp, inşatta çalışan Siirtli işçilere keşkek döküp götürmüştü. Neden sonra çözüm masası dağılınca bu defa "aldattı bizi kafirler!" diye dert yanmaya başladı. Ama iyimserliğinden hiçbir şey kaybetmemişti. Böylesi daha iyi oldu, ak koyun, kara koyun belli olmuştu!

***

Severim ben Polyanna Pakize Teyze'yi... En azından pozitif bir hanım ablamızdır.

***

Bizim mahallede bir de Gargamel Kamil Amca var... Olur olmaz her şeye muhalefet etmesiyle meşhurdur. Bir başka yazıda da ondan bahsederim size!