Yunanistan'daki Yeni Gelişmeler...

Sibel Mustafaoğlu yazıyor




Batı Trakya'da gelişmeler devam ederken 1914 ten bu yana uygulanan İslam Hukuku 9 Ocak 2018 günü Yunanistan Meclis'inin büyük çoğunluğunun onaylamasıyla (sadece ırkçı Altın Şafak red oyu kullandı) tercihli hale getirildi.
Günümüze kadar İslam Hukuku ve uygulanış şekli ve Müftülerin yargı yetkileri Yunanistan Yasalarının 147/1914 sayılı kanunun 4. maddesi ve 1920/1991 sayılı kanunun 5. maddesince uygulanmaktaydı. Müftülerin yetkileri uzun yıllardır tartışma konusu olmuş, en büyük dayanağını ise 1913 Atina Anlaşmasından ve 1923 Lozan Antlaşmasından almıştır.
Batı Trakya'da İslam Hukuku örf ve adetlere dayanıp Müftünün yargı yetkileriyle uygulanıyor, yazılı bir hukuk uygulanmıyor. Yunan Vatandaşı Azınlık mensuplarının aile hukuku çerçevesinde evlenme, boşanma, nafaka , miras dağılımı meseleleri İslam Hukuku ve Müftünün yetkilerine bağlıdır. Ayrıca Miras Hukuku dahilinde Azınlık mensuplarının vasiyet bırakma hakkı olmadığı ve İslam hukukunda vasiyet kavramının bulunmadığı gerçeği mevcuttur.
Yunanistan Meclis'inde onaylanan son düzenleme Azınlık fertlerine İslam Hukuku ile Medeni Hukuk arasında tercih hakkı verilmesini getirmiştir. Tarafların tercihlerinde hemfikir olmaları öngörülen bir şarttır. Tarafların anlaşmazlığı halinde ise yargı yetkisi Yunan mahkemelerine geçecek ve medeni hukuk uygulanacaktır. Bugüne kadar hazırlanmış vasiyetnameler geçerli sayılacaktır. 
Yaklaşık üç aydır konuyla ilgili toplantılar düzenleniyor,  farklı hukuki fikirlerin hem Azınlıkta hem Çoğunlukta hakim olduğu görülüyor. Zaten yıllardır Müftülerin yargı yetkileriyle ilgili değişik bir çok tez ve fikir ortaya atılmıştır. Farklı kurumların ve şahısların yazılı ve sözlü görüşleri alınmış, Meclis bilim komisyonunda rapor haline getirilmiş, alelacele yeni yıl tatili sonrası Yunanistan meclisinin onayına sunulmuştur. 
Bundan sonra toplum tarafından nasıl karşılanacağı, kolay kabul edilip edilmeyeceği, mağduriyet yaşanıp yaşanmayacağını şu anda öngörülülmesi imkansız hale gelmiştir.
Bir gerçek te şudur ki Yunanistan, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinde bir dava için ceza yememek uğruna istediği takdirde -Meclis içinde ciddi tepkiler yaşanmadan-acilen değişiklikler yapabilmektedir.
Aynı hassasiyeti hakkında AIHM kararı bulunan, isminde "Türk" kelimesi geçtiği için iptal edilen derneklerimiz, makam gaspı için yargılanan seçilmiş Müftü ve yöneticilerimiz için de keşke gösterseydi. 
Ülkemiz Başbakan'ı bir sonraki adımın Müftü seçimi olduğunu Brüksel'den basın toplantısı esnasında açıklamıştır. Meclis konuşmalarında ise Azınlık Vakıf idaresi seçimleri de gündeme geldi.
Yunanistan Hükümeti şu anda "kahramanlıkla" daha önceki hükümetlerin yapmadığını, cesaret ve kararlılıkla yerine getirmek için adım attığını beyan ediyor.
Arzumuz tabiki sorunların çözülmesi, ancak bu yeniliklerin Azınlığa getirilerinin götürülerinden daha fazla olmasını isteriz. Azınlık olarak halen sabır ve umutla beklemekte ve takip etmekteyiz....