Atina'da Lozan Bombası

Atina'da Lozan Bombası

Erdoğan ile Pavlapulos Arasında Görüş Ayrılığı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Yunan mevkidaşı Prokopis Pavlopulos ile ortak açıklama yaptı. İki lider de Lozan konusunda fikirlerini dile getirdi.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, resmi temaslarda bulunmak için Atina'da. Erdoğan'ın ziyareti, Yunanistan'a 65 yıl aradan sonra Cumhurbaşkanı düzeyinde ilk ziyaret özelliği taşıyor. Erdoğan, ziyaretinde ilk olarak görüştüğü Yunanistan Cumhurbaşkanı Prokopis Pavlopulos ile beraber açıklama yaptı.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, iki gün sürecek resmi ziyaret kapsamında Yunanistan'ın başkenti Atina'ya gitti. Eleutherios Venizelos Havaalanında Yunan Dışişleri Bakanı Nikos Kotzias tarafından karşılanan Cumhurbaşkanı, Meçhul Asker Anıtına çelenk sunduktan sonra Cumhurbaşkanlık Binasında mevkidaşı Prokopis Pavlopulos ile bir araya geldi.

PAVLOPULOS: TARTIŞILACAK, GÖZDEN GEÇİRİLECEK BİR ANTLAŞMA OLDUĞUNA İNANMIYORUZ

Görüşmenin basına açık yapılan ilk bölümünde iki lider açıklamalarda bulundu.
Pavlopulos'un açıklamaları:
"Lozan Antlaşması'ndan bahsetmek istiyorum. Antlaşma ikili ilişkilerimizi belirlemektedir ve sınırlarımızı belirlemektedir. İkili ilşkiler açısından hiçbir boşluk bırakmayan, muğlak bölge taşımayan bir anlaşmadır. Bunun tartışılacak, gözden geçirilecek bir antlaşma olduğuna inanmıyoruz. Bu anlaşmada iki ülkede yaşayan azınlıklar belirlenmiştir. Bu anlaşmayla Yunanistan'daki azınlıklar dini temelde belirlenmiştir. Yunanistan bu anlaşmadan doğan tüm haklarını korumaktadır."
"İkili ilişkilerden söz ederken, ikimizin de ortak meselesi olan Kıbrıs meselesine değinmeden de geçemeyeceğim. Bu konuda Yunanistan'ın çözüm arayışında olduğunu ve adil çözümün en kısa zamanda gerçekleşmesini umuyoruz. Kıbrıs meselesine değinirken, her bir AB üyesinin başka bir AB üyesinin egemenlik hakkına giremeyeceğini unutmamız gerekiyor."
"Bu ziyaretinizin altın harflerle tarihe geçmesini umuyoruz. Aramızda hemfikir olmadığımız hususlar olabilir. Ancak o hususlara samimiyetle eğilerek çözüm bulabiliriz. Sizler için de çok iyi bir ziyaret olmasını diliyorum, bunun böyle olacağına inanıyorum"

"MÜSLÜMANLAR İNANDIKLARINI LOZAN'A GÖRE YAŞAYABİLİYORLAR MI"

Erdoğan'ın sözlerinden satır başları:
"Bugün ülkelerimiz adına çok çok önemli bir gün. Son olarak Celal Bayar'ın ziyareti, sonrasında ilk defa böyle bir ziyareti gerçekleştiriyoruz. Bunun bana nasip olması dolayısıyla mutluyum. Bu anlamlı ziyaretin iki ülke arasında yeni bir dönemin başlangıcı olmasını ayrıca diliyorum.
Bazı gerçekleri sizler ortaya koydunuz, ben de ortaya koyacağım. Özellikle hala anlaşılmayan bazı incelikler var. 94 yıl önce yapılmış bir anlaşma ve bu anlaşma sadece Türkiye ile Yunanistan arasında yapılmış bir anlaşma değil. Bu anlaşmada Japonya, İngiltere, Portekiz bile var. Hepsini kapsayan bir anlaşma. 94 yıl içerisinde dünya adeta yeniden inşaa edildi. Türkiye ile Yunanistan arasında da bu arada birçok şey gelişti, değişti. Mesela Lozan'da, buradaki Türklerle ilgili Müslüman ifadesinin geçtiğinden bahsediyorsunuz. Doğrudur, aynı zaman AİHM'de Türk ifadesi orada geçmektedir. Bu kararlarla orada vardır. Mesela bir başka özelliğe geleceğim. Oradaki insanların yaşam koşullarının ne noktada olduğu konusuna da iyice bir göz atmak lazım. Batı Trakya'da yaşayan Müslümanlar inandıklarını Lozan'a göre yaşayabiliyorlar mı? Batı Trakya'daki Müslümanlar bugün, kendi seçtikleri başmüftüyle değil atanan bir başmüftüyle yönetilme gayreti var. Türkiye'de patrik, atanan bir patrik değil, seçilen bir patrik. Sensinot meclisi tarafından seçilir, meclis üyelerinin Türk vatandaşı olması gerekir. Sayı azaldığı için, biz patrikin bize verdiği isimleri meclis üyeleri olması için vatandaş yaptık. Patrik'i bu meclisi üyeleri seçmektedir. Ama Yunanistan'da, Batı Trakya'da Müslümanların başmüftüsünü hala oradaki din adamları seçememiştir. Bu nasıl oluyor da Lozan'ın uygulamada olduğunu söylüyoruz. Demek ki Lozan uygulamada değil. Lozan'ın uygulanabilirliğini bu şekilde ortaya koymamız lazım. Bunu birçok Yunan başbakanıyla görüşmüşümdür.

“NATO'DAN SİZ ÇIKTINIZ, TEKRAR NATO'YA GİRİŞİNİZİ BİZ SAĞLADIK”

Batı Trakya'da ayrımcılık söz konusudur. Oradaki halka gerekli destek verilmemektedir. Türkiye'de benim Rum vatandaşlarıma yönelik böyle bir uygulama göremezsiniz. İbadethaneleri konusunda en ufak bir ayrımcılık göremezsiniz. Ancak Batı Trakya'da Türk kelimesini bile hazmedemiyorlar. Bence bizim bir defa bunları aşmamız lazım. Benim güncellenmesi gerekir dediğim konu, işte bunlardır. Tabi askeri konularda sıkıntılar yaşanıyor. NATO'dan siz çıktınız, tekrar NATO'ya girişinizi biz sağladık. Biz engel olsaydık siz NATO'ya giremezdiniz. Ama biz öyle bakmadık, komşu diye baktık. Bugün de öyle bakıyoruz.
Kıbrıs'la ilgili görüşmede siz yoktunuz ben içerisindeydim. Yunanistan gibi Türkiye de garantör ülke. Final görüşmelerinin bizzat içerisinde oldum, Koffi Annan'la beraber süreci birlikte yürüttük. Oradaki görüşmelerde, çözüme gitmek gerekirken, orada alınan kararlar yürürlüğe girmedi. Kıbrıs'ta Türkler referandumda yüzde 60 evet oyu verdiler ancak Güney'de Rumlar hayır oyu verdiler. AB'nin verdiği sözler de yerine gelmedi. Verecekleri desteklerin hiçbirini uygulamaya sokmadılar. Bugün bile bunlar yerine gelmiş değil. Bizler bu noktadaki sadakatimizi aynen sürdürüyoruz. Bizim hedefimiz Kıbrıs'ta kalıcı, adil bir çözüm bulalım. Aynı şeyi Ege'de bulalım. Biz olması gerekenleri bir an önce yapalım. Kolay değil, Lozan'ın üzerinden 94 yıl geçti. 94 yılda birçok şey değişti.

“BATI TRAKYA'YA BİR ZİYARET YAPMAYI DA UYGUN GÖRDÜM”

Bizim özellikle arzu ettiğimiz şeylerin başında, Batı Trakya'daki soydaşlarımızın hakkının korunması gelmektedir. Biz 65 yıl sonra buraya farklı bir heyecanla geldik. Batı Trakya'ya bir ziyaret yapmayı da uygun gördüm. Birileri de bunu provoke etmeye çalıştı. Her toplumda artılar, eksiler vardır. Ama bunların 65 yıl sonra buraya bir Cumhurbaşkanı geliyorsa, bunun kontrol altında tutulması gerekir diye düşünüyor. Bunları aramızda çok daha detay görüşme şansımız da olabilir. Bu ziyaretimiz çok çok daha farklı, çok çok daha zengin, çok daha barışa yürümesi tarafların özel gayretlerini gerektiriyor. Aramızdaki tüm ilişkileri süratle yoğunlaştırıp, güçlendirmemiz lazım. Turizmdeki gelişmelere baktığımızda, sizden bize gelenler, bizden size gelenler hatrı sayılır şekilde çoğalıyor.
Aramızdaki yüksek düzeyli stratejik konseyi güçlendirerek devam ettirmemiz lazım. Benim arzum, biz bardağın boş tarafıyla uğraşmayalım. Bardağın dolu tarafına bakıp, münasebetlerimizi güçlendirelim. Bu ziyaretimizde inanıyorum ki 65 yılı bir kenara koyup, ileriye bakma ziyareti olacaktır."

"DARBE GECESİ ÇİPRAS'I ARADIM"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 15 Temmuz 2016'daki darbe girişiminin ardından Yunanistan'a giderek iltica başvurusunda bulunan firari askerler konusunda Başbakan Alexis Çipras'ın kendisine iade sözü verdiğini ancak söz konusu sekiz askerin iade edilmediğini söyledi.
BBC Türkçe'nin haberine göre, Atina ziyareti öncesinde Yunan televizyon kanalı Skai TV'ye bir mülakat veren Erdoğan, "Darbe gecesi ben şahsen Sayın Çipras'ı aradım. 'Bu askerler darbecidir. Bunları bana iade etmeni istiyorum' dedim. Çipras bana telefonda, 'Biz darbelere karşıyız. Bunları size 15-20 gün içinde iade edeceğiz' dedi ama maalesef bunlar hala Yunanistan'da" dedi.
Söyleşiyi gerçekleştiren gazeteci Aleksis Papachelas'ın iade talebiyle ilgili kararın yargıya ait olduğunu ve Avrupa Birliği (AB) ülkelerinde yargı kararına saygı gösterildiğini belirtmesi üzerine ise Erdoğan, bu tarz konularda süreci yargının değil, yürütmenin daha hızlı halledeceğini söyledi.

"BU KARAR BİZİ ÜZÜYOR"

Erdoğan, "Yargının yoluna iş düşmeden bu işin bitmesi lazımdı. Yargının, yürütme gibi aynı sürede iş bitirmesi mümkün değildir. Türkiye'deki adalet fevkalade iyi çalışmaktadır. Türkiye'deki adalet, Avrupa ülkelerinde olmadığı kadar iyi çalışma içindedir. Yunanistan'daki adalet ise bu kadar çalışıyormuş. Bu karar bizi üzüyor" dedi.
15 Temmuz sonrasında helikopterle Yunanistan'a kaçıp iltica başvurusunda bulunan 8 asker için Türkiye iade talebinde bulunmuş ancak Yunan mahkemeleri talebi reddetmişti. İade talebi için temyiz mahkemelerinde de karar değişmemişti
Darbe girişiminin ardından dört yüzbaşı, iki binbaşı ve iki başçavuş Yunanistan'a kaçmış ve burada iltica talebinde bulunmuştu. Türkiye de bu askerlerin iade edilmesini istemişti. Ancak iade talebi Mayıs ayında Yunan temyiz mahkemeleri tarafından iade talebini reddedilmişti.
Yunanistan Adalet Bakanı Stavros Kondonis de, "Hükümet, mahkemenin kararlarına saygı duyacak" demişti.

"LOZAN GÜNCELLENMELİ"

Erdoğan, Lozan anlaşmasına da değindi ve dünyada imzalanan birçok anlaşma gibi yıllar önce imzalanan Lozan Anlaşması'nın da güncellenmesi gerektiğine inandığını yineledi.
Gazetecinin, "Yunanistan'ın Türkiye'den herhangi bir talebi yok. Türkiye'nin talebi olduğu için mi Lozan'ın güncellenmesi gerekiyor?" yolundaki sorusuna ise Erdoğan, "Yunanistan da Lozan'daki bazı maddeleri yeniden yorumlamak isteyebilir. Böyle bir güncelleme her iki ülkenin de çıkarına olabilir. Bunları oturup konuşmamız gerektiğine inanıyorum" yanıtını verdi.
Erdoğan Ege Denizi'nde, iki ülke arasında yaşanan gerginliklerin de artık aşılması gerektiğini vurguladı.

"SAVAŞ KELİMESİNİ TELAFFUZ BİLE ETMEMEMİZ LAZIM"

"Ege'deki adalar arasındaki mesafeler sıkıntı veriyor" diyen Erdoğan, "Deniz sahasındaki sıkıntılar aşılırsa bu konudaki anlaşmazlıklar sürecini halletmiş oluruz. Şu andaki duruma bakılırsa Türk gemileri Ege'de neredeyse yok noktasına gelmiş durumda" dedi.
Cumhurbaşkanı, "Hava sahalarında da ihlaller istemiyoruz. Bir ihlâl olduğunda buna yanıt veriliyor. Pilotlar genç ve heyecanlı, üst kademe komutanlarından aldıkları 'aman dikkat' uyarılarına rağmen bu tür olaylar yaşanıyor. Ancak tüm bunlar geride kalmalı. Hava, deniz, kıta sahanlıklarını hallederek daha iyi bir konuma geliriz" diye konuştu.
Erdoğan, ayrıca Ege'deki anlaşmazlıkların giderilmesinin tek yolunun barış ve diyalog yolu olduğunu da vurgulayarak, tarafların savaş nedeni (casus belli) gibi olayları tetiklemekten kaçınması gerektiğine dikkat çekerek, "savaş" kelimesinin telaffuz dahi edilmemesi gerektiğini vurguladı.

"AZINLIKLAR KÖPRÜDÜR"

Erdoğan Atina'dan sonra gideceği Batı Trakya ziyaretinin gerekçesini ise "oradaki soydaşları ziyaret etmek" diyerek açıkladı.
Cumhurbaşkanı, Batı Trakya'daki Türk kökenli Yunan vatandaşları ile İstanbul'da 'sayıca azaldığını' ifade ettiği Türkiye vatandaşı Rumların, iki ülke arasındaki barış köprüsü olarak görülmeleri gerektiğini belirtti.

ATATÜRK-VENİZELOS ÖRNEĞİ

Erdoğan, Mustafa Kemal Atatürk ile Yunanistan'ın Başbakanı Elefterios Venizelos arasında kurulan dostluk ilişkilerini örnek alıp almadığı sorusu üzerine "Bunu zaman gösterecek, geçmişteki olaylardan ders çıkarmazsak, tarih tekerrür eder" dedi.
Erdoğan iki ülke halkına da seslenerek, "Türkiye ve Yunanistan geleceği birlikte inşa etmelidir" dedi.

"KAYGI VERİCİ"

Öte yandan, Yunanistan Hükümet Sözcüsü Dimitris Çanakopulos, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Atina'ya yapacağı ziyaret öncesinde Lozan anlaşmasının güncellenmesi gerektiği yönündeki sözlerinin "kaygı verici" olduğunu söyledi.
Bu değerlendirmeler üzerine Çarşamba akşam saatlerince bir açıklama yapan Çanakopulos, "Erdoğan'ın bugün vermiş olduğu söyleşi, ciddi kaygıları ve soru işaretlerini beraberinde getiriyor... Yunan hükümeti ve Başbakanı, bu ziyaretin duvar değil, köprüler inşa etmek için bir fırsat oluşturacağını umuyor" dedi.
Çanakopulos ayrıca, Lozan Anlaşması'nın iki ülkenin gerçek bir işbirliği ortaya koyabileceği "müzakereye açık olmayan bir temel taş" olduğunu da sözlerine ekledi.
Erdoğan, resmi bir ziyaret için bugün Yunanistan'ın başkenti Atina'ya gidiyor. Bu, 65 yıl sonra Türkiye cumhurbaşkanının Yunanistan'a yaptığı ilk ziyaret olmasından dolayı tarihi olarak nitelendiriliyor.
Erdoğan, başbakanlık döneminde ilki 2004, ikincisi de 2010 yılında olmak üzere Yunanistan'ı iki kez ziyaret etmişti.

Odatv - Sputnik