Memur Müftü

Memur Müftü

Batı Trakya’da Türk azınlığın kendi müftülerini belirlemesine izin vermeyen Atina yönetimi, geçen 9 Ocak'ta merkezden atanan memur müftüler için tören düzenledi. Batı Trakya Türk azınlığının tepkisini çeken olay Yunanistan Eğitim, Din İşleri ve Spor Bakanlığı tarafından ise “tarihi bir adım” olarak savunulurken bu duruma tepki gösteren Batı Trakya Türk gazetesi Birlik'e erişim engeli getirilmesi ise tepkileri daha da büyüttü. Batı Trakya'yı endişelendiren gelişmeleri Karadeniz Rumeli Dernekleri Federasyonu aktardı.



BAKANLIK SAVUNDU

Yeni müftü Emin Şerif, Bakan Sofia Zaharaki’nin huzurunda yemin ederken, Bakanlık açıklamasında bu atamanın 4964/2022 sayılı yasa kapsamında müftülük kurumuna ilişkin “modern, şeffaf ve Avrupa hukukuyla uyumlu” bir çerçevenin ilk kez eksiksiz biçimde uygulandığı ileri sürüldü. Bakan Zaharaki, sürecin Yunan Anayasası, Lozan Antlaşması ve Avrupa hukuku ile uyumlu olduğunu iddia ederek, müftülük kurumunun devlet güvencesi altında güçlendirildiğini savundu.

AZINLIK TEPKİLİ

Ancak Batı Trakya Türk azınlığı duruma tepkili. Batı Trakya Müslüman Türk azınlığı, müftülük meselesini yalnızca dini bir konu olarak değil; kimlik, varoluş ve Lozan Antlaşması’ndan doğan kolektif hakların sembolü olarak görüyor. Azınlık, yıllardır dini liderlerini özgür iradeleriyle seçme hakkı için mücadele ederken, Yunan devletinin Lozan’ı hiçe sayarak kendi atadığı müftüleri dayatmaya devam ettiğini savunuyor. Bu nedenle Atina’daki tören, azınlık toplumunda “seçim” adı altında yapılan ancak nihayetinde doğrudan atamayla sonuçlanan bir sürecin meşrulaştırılması olarak değerlendirildi.

DİJİTAL SUSTURMA MI?

Tartışmalar bununla da sınırlı kalmadı. Batı Trakya Türk azınlığının sesi olarak bilinen, imtiyaz sahibi İlhan Tahsin olan Birlik Gazetesi’nin internet sitesi, söz konusu töreni haberleştirmesinin ardından şikâyet edilerek erişime engellendi. Hukuken kimin şikayet başvurusunda bulunduğu “gizlilik” gerekçesiyle açıklanmazken, kamuoyunda tepkiler dile getirildi. Atina’daki tartışmalı törene katılan siyasi aktörlerin haberde yer almasının “dijital susturma” girişimine neden olduğu belirtilirken, bu durumun ülkedeki basın özgürlüğü standartlarını aşağı çektiği ifade ediliyor.

KRİZİN TARİHİ ESKİ

Batı Trakya’daki müftülük krizinin arka planında uzun bir hukuki ve siyasi süreç bulunuyor. Lozan Antlaşması, müftülüklerin seçimi, işleyişi ve hukuki statüsünü açık biçimde tanımlamasına rağmen, Atina yönetiminin bu çerçeveyi fiilen dikkate almadığı eleştirileri yapılıyor. 1990’daki müftülük yasası değişikliği, 2007’de Vakıflar İdaresi ve Cemaat Seçimleri Kanunu ve son olarak 4964/2022 sayılı yasanın 153. maddesiyle Yunan hükümeti, “çağdaş ve Avrupa İnsan Hakları’na uyumlu” olduğu iddia edilen yeni bir sistemi tek taraflı olarak hayata geçirdi