Selanik'te Bir Yılbaşı Gecesi

Selanik'te Bir Yılbaşı Gecesi



Türk Turistlerle Dolu Selanik'te Bir Yılbaşı Gecesi: 'Buraya Çok Aşinayız'

Yıllardır Yunanistan'da gazetecilik yapan Stelyo Berberakis, 2019'a Selanik'te girdi.

Yeni yıla bu kez Selanik kentinde girmeye karar vermiştim. Çok sevdiğim bu sempatik kenti her zaman İzmir'e benzetirler.Kordon boyuyla, meyhane ve barlarıyla, hatta sıcak kanlı insanlarıyla Ege'nin en kuzeyinden denize açılan Selanik, Balkan ülkelerinin de gözde kentidir.


Türkler için ise ayrı bir yeri vardır. Selanik'e gelip de Mustafa Kemal'in doğup büyüdüğü evi ziyaret etmeyen Türk yoktur adeta.Yeni yıla girmek için Atina'dan yola çıktığım Selanik'te otel bulmak zor oldu. Hele hele yılbaşı gecesini geçirmek için aradığım tüm tavernalarda, gazinolarda yer bulmak mümkün değildi.

Selanik'in ana caddelerinden biri olan Tsimiski'de sıra sıra, irili ufaklı mağazalara dalan ve alışveriş furyası içindeki kadınlı erkekli kalabalık, kaldırımlarda yürümeyi bile zorlaştırıyordu.Sokak başlarında gitarlı, bazen davul zurnalı bazen akordiyonlu çalgıcılar yılbaşı havası estiriyor; mağazaların önüne kurulan derme çatma tezgahlarda pişirilen Yunan usülü çöp şiş misali "kalamaki" ve köftelere, geleneksel şarap muhabbetleri ve şarkılar eşlik ediyordu.

Selanik'in ana meydanı Aristoteles'in bir üstündeki Modyano Pasajı Yolu'ndaki ufak lokantalara oturup bir kadeh içmek için, yolda biriken yoğun kalabalığı yarmak ve bayağı mücadele etmek gerekiyordu.

Kozmopolit ticaret ve liman kenti

Keyfin zirveye ulaştığı Selanik'in ana caddeleri ve sokak aralarında alışveriş yapanlar, gezmeye çıkanlar, cafelerde oturanlar, barlarında bir iki kadeh içenler buranın bir zamanlar ne denli kozmopolit bir kent olduğunu akıllara getiriyor.


Gerek Bizans gerekse Osmanlı İmparatorlukları dönemlerinde tam bir ticaret ve liman kenti olan Selanik'te, çeşitli diller konuşan her milletten insanlara rastlamak mümkündü. Selanik şimdi de bu özelliğine kavuşmuş görünüyor.Başta Türkçe olmak üzere, Sırpça, Romence, İbranice, Bulgarca ve tabii ki Yunanca konuşan insanlar, Selanik'te randevulaşmış gibi yeni yıla birlikte giriyordu.

Yeni yıla giriş yaptığımız tavernada bu gibi çeşitli ülkelerden gelenler, ele ele omuz omuza tutuşmuş; kendilerine hiç de yabancı olmayan müzik ve ses nameleriyle kasap havası oynuyor; birlikte horon tepiyordu. İsrail'den gelenler Araplarla; Türkiye'den gelenler Yunanlılarla; Bulgarlar, Sırplar ve Romenlerle. Hepsi ele eleydi.Aslında Selanik'in bir zamanlar "doğal" olan bu kültür zenginliğini ve insan mozaiğini tekrar canlandıran 8 yıllık Belediye Başkanı Yannis Boutaris oldu. Boutaris gerek Türkiye'ye, gerekse sınırdaş Balkan ülkelerine ve İsrail'e yaptığı açılımlar sayesinde, Selanik'e, kaybetmiş olduğu "güveni" tekrar geri getirmeyi başarmıştı.77 yaşındaki Boutaris, geçtiğimiz ay yeniden dünya evine girdiği 45 yaşındaki eşinin "baskısından" dolayı, Mayıs ayında yapılacak yerel seçimlerde aday olmayacağını açıkladı.

'Kendimizi evimizde hissediyoruz'

Selanik'te yollarda Türkçe konuşanlar belli ki, aileleriyle birlikte yılbaşı tatili için çoğu 600 km uzaklıktaki İstanbul'dan kara ya da havayoluyla gelmişler. Türkçe yalnız yollarda değil, hemen bütün lokantalarda, tavernalarda, cafelerde duyuluyordu.Türk turistler bazen bir yeri o kadar dolduruyordu ki, kendinizi adeta Türkiye'de sanırdınız. Haliyle sohbet ettiğimiz Türk turistler, Selanik'te kendilerini "evlerinde hissetiklerini" söylüyorlar. Hepsinin ortak paydasını oluşturan cümleler ise "Biz buraya çok aşinayız", "İnsanları çok samimi", "Türkiye'den geldiğimizi duyduklarında bize daha fazla kucak açıyorlar. Mübadeleyle Selanik'e gelen dedelerinden ve ninelerinden öğrendikleri Türkçe kelimeleri kullanmaya çalışıyorlar" türünden oluyor. Selanik mutfağını lezzetli ve daha ucuz buluyor, cadde ve sokaklardaki mağazalarda satılan ürünlerin fiyatlarını da "cazip" karşılıyorlar.


(BBC News Türkçe)