Filmlerin, Dizilerin Etkileri
Süreyya Aytaş Yazdı
Bazen söyleniyorum ; Bu medeniyet , teknoloji filmler , diziler bizim zamanımızı mı buldu. Bu kısacık zamanda her şeyimizi alt üst etti ..Asırlardır sürdürdüğümüz örf adet gelenek görenek , yaşam tarzımız her şey değişti . Filmler diziler mi alıp götürüyor , yoksa kendimiz mi terkediyoruz değerlerimizi.
Son günlerde hayatımızda epeyce yer alan diziler ve diğer programlar; izlerken bir çok duyguyu aynı anda yaşıyor musunuz? Bilmiyorum ama öğrendiğim birkaç şey var beni bazen düşündürüyor. Meğerse memleketin yarısı evlenmemiş , yarısı kayıp, yarısı da bilmedikleri anne ve babasını öğrenmek istiyor. Yarısının sesi güzelmiş .
Bu durumu anlamaya çalışıyorum ama neyse konunun uzmanları buna kafa yorsun diyorum.
Ben kendi bölgemdeki dizileri ve bölgedeki etkilerini anlatmak istiyorum. Biz yıllar önce Mustafapaşa da( Ürgüp- Nevşehir.) sadece Mustafapaşa’ da değil , tüm bölgede Kapadokya’ da yaşadık.
1960 yılından bu yana Kapadokya’ nın turizme adım attığı dönemlerden bu güne yaklaşık kırk yıl bölgenin tanıtımı için harcanan paralar yapılan etkinlikler. Turizm Bakanlığı’nın yapmış olduğu tanıtımlar gerçi ne kadar tanıtılyor tartışılmalı ama yinede bir emek var saygı duyulmalı . Sanki bölge hiç tanıtılmamış kimsecikler bilmiyor uzayda bir yermiş gibi ....
Bir anda bir dizi başlıyor Mustafapaşa da “Asmalı Konak” insanlar bir anda sanki bölge yeni keşfedilimiş gibi akın akın Asmalı Konağı görmeye ama aslında Özcan Denizi görmeye geliyor. 2002 Haziranında Mustafapaşa’ ya 20 dakika içinde 22 otobusün girdiğini gördüm. Asmalı Konak Kabe gibiydi iğne atsan yere düşmez derler ya öylesine. İki bin nufusa sahip Mustafapaşa için korkunç bir kalabalık.
Bu kasabada doğup büyüdüm ilk defa karşıdan karşıya geçerken zorlandım . Köyüm köyüm ne oldu sana diyordum. Çünkü böylesine bir kalabalığa alışkın değildi benim köyüm. Merakımdan gelenlere soruyordum nasıl buldunuz kasabamızı verdikleri cevap; çok gezmedik sadece Asmalı Konağı gördük. Gelenlerin derdi bölgeyi Mustafapaşa’yı görmek değil Asmalı Konağı görmek , Özcan Deniz nerde oturdu hangi bardaktan çay içti , hangi odada yattı . Hele de Özcan Denizi konağın içerisinde gördülerse değmeyin keyiflerine.
Kim ne yapsın ...
Mustafpaşa Türkiye’deki beş turizim bölgesinden biriymiş, sahip olduğu özel atmosfermiş , doğayla, tarihle ,sanatla ilgilenen turist için çok çekici huzur verici bir ortammış, Asmalı Konak gibi daha doksan tane konak varmış, kiliseleri , meydanları varmış...Mübadelede gidenler gelenler varmış çok kültürlüymüş kimin umurunda....Asıl olan konağı ve içindekini görmek; Vallahi ne yalan söyleyim bu dönemlerde turizm anlayışımıza ve tanıtım anlayışımıza hayran kaldım...Son günlerde de ATV de yayınlanan Aşk Ve Mavi Dizisi ile Asmalı Konak zamanında yasadığımız yoğunluğu yaşıyoruz.
Aylardır Mustafapaşa ya gelenlere Mustafapaşa’yı ve bölgeyi anlatmaya çalışıyoruz ama nafile sadece dizideki ekiple tanışmak için kilometrelerce yol geliyorlar . Umutluyuz bir gün gerçekten bu doğayı, tarihi dokuyu ve kültürümüzü anlamaya ve görmeye gelecekler.
Ama gelenler bilmiyordu ki Mustafapaşa, Kapadokya yabancılar tarafından yıllar önce keşfedilmişti.Bölgenin bir diziyle tanıtıldığını söylemek geçmişe saygıda kusur sayılır . Büyüklerimizin anlatımları ve kendi yaşadıklarımız 1960 ve 1985 hatırlanmasında fayda vardır o zamanlar Mustafapaşa ve Ürgüp’te cadde ve sokaklar yabancı turist kalabalığından geçilmezdi .
Sabahın erken saatlerinde açılan dükkanlar gece yarılarına kadar harıl harıl çalışırdı. 1960 yılından sonra Ürgüp dünyada tanınıp popüler olunca bir çok film yapımcısı buraya akın etti . Başta Maria Callas ,yönetmen Pier Paolo Possolini (Medaa film için) , nin, yabancı ve yerli bir gazeteci ordusuyla takip edildiğini biliyoruz...
Tony Curtisin , Charles Bronsun çekimler için gelip Ürgüp’ te sanki evindeymiş gibi günlerce dolaştıkları hafızalardan silinmiş olamaz. Yılmaz Güney’in yapımcı Halit Refiğin bölgede kurmuş oldukları dostluklar hala konuşulmakta...
Tanıtımın Turizm için bölge için ne kadar önemli olduğunun ve süreklilik istediğinin bilincindeyim. Ama bunun öncesini , sonrasını düşünmeden, yeter ki reklam olsun diyenler kusura bakmasın ..Aynı fikirde değilim.
Bölgemize ilgi duyanlar için;Kapadokya’yı Ürgüp’ü, Mustafapaşa’ yı kimler tanıttı geçmişe dalıp onu bulmaya çalışalım..Mesela Kapadokya hakkında yüz yıl önce 3 cilt kitap yazan ve Kapadokya’yı dünyaya tanıtan C. Texier isimli fransız gezgini unutmayalım. Bu arada Merak edenler için : Kasabamızda çekilen filmler :Ali Baba ve Kırk Haremiler, Derviş, Asmalı Konak, Kırık Ayna, İki Yabancı, Yaralı Yürek, Adak, Son Ağa, Kapadokya Düşleri, Yolda Film, Kamyon, Yazı Tura, Dünya'yı Kurtaran Adamın Oğlu, Nuh'un Gemisi, Kurtlar İmparatoru, Gostraider 2, Luyun Şansı, Ugarit, Gılgamış, Yer Gök Aşk , Hayat Devam Ediyor….
Ha bu diziler nemi kazandırdı bize :Nerde ise on yıldır Mustafapaşa da her mevsim bir film çevriliyor bu filmlerin her fırsatta bölgeyi tanıttığı söyleniyor inkar edemem. Ama yerel sosyolojik yapımız ele alınmadan araştırılmadan bazı bölümlerde aşiret , intikam, kan davası, başlık parası , hele hele ara ara silahların çıkarılıp ateş edilmesi, bölge tanınırken yada bazıların söylemi ile tanıtılırken bölgemizde hiç olmayan ağalık aşiretlik, kan davaları başlık parası , gibi kavramların öne çıkarılması Kapadokya da turizmin içerisinde yaşayan biri olarak çıldırmam için yeter sebep...
Ama bu işin bir güzel tarafı var ki ! Kasabamda yaşayan herkes artist , dizilerde filmlerde rol almayan yok. Kümesteki tavuklar, sandıktaki çeyizler dahi.. Kasabanın gündemi film setlerinde konuşuluyor. Bazen uzun zaman göremediklerimi dizilerde filmlerde görüyorum .Sabah işe giderken yaşlı teyzeleri görüyorum günaydın teyze, Nasılsın?, Nereye gidiyorsun? Verdikleri cevap beni öldürüyor. !!!!! Çekime yavrum !!!
Her ne kadar kızsam da bölgeme kattıklarını düşündükçe kızgınlığım geçiyor . İnkar etmiyorum.
Kapadokya’dan Selamlar
Süreyya Aytaş